Yanlış bilgi: "Elektrikli otomobillerin bakım ve onarım maliyetleri çok yüksek."
Elektrikli araçlar periyodik yağ ve parça değişimi gerektirmediği için bakım ve onarım masrafları da içten yanmalı motorlu araçlara göre çok daha hesaplı olur.
Yanlış bilgi: "Elektrikli şarj istasyonlarının sayısı yetersiz, yolda kalabilirsiniz."
Boğaziçi Üniversitesinin gerçekleştirdiği Türkiye Ulaştırma Sektöründeki Elektrikli Araçların İklim Değişikliği ve Elektrik Talebi Etkileri Projeksiyonu’nda bu yıl, şarj istasyonlarının sayısının 15 bine ulaşacağı söyleniyor. Ülkemizde bugün iki elektrikli otomobil başına bir şarj ünitesi düşüyor. 81 ilimizin 65’inde şarj istasyonları mevcut. Özellikle büyük şehirlerde şarj istasyonu bulamama şansınız yok.
Yanlış bilgi: "Elektrikli otomobillerin batarya ömürleri kısa olur."
Elektrikli otomobilde kullanılan lityum tabanlı pil türevi, evimizdeki elektrikli cihazlardaki pille benzer olduğu için böyle bir yanılgı ortaya çıkmıştır. Gerçekte elektrikli otomobilde kullanılan pilin ömrü bitmez, sadece verimliliği düşer. Bahsettiğimiz düşüş ancak sekiz yılın sonunda olsa olsa yüzde 20’lik bir kayıptır. Günümüzde 1 milyon km’yi deviren birçok elektrikli otomobil modeli halen trafiktedir.
Yanlış bilgi: “Elektrikli otomobillerin çekişi azdır.”
Elektrikli otomobilin yokuş çıkamadığı, dört kişi binilirse çekiş gücünün azalacağı tamamen yanlış bir bilgidir. İstanbul gibi inişli çıkışlı bir şehirde, isterseniz aracın içinde dört ya da sadece bir kişi olun, araç sorunsuz tırmanacaktır. Çünkü elektrikli otomobil talep edilen gücü hemen yerine getirecek seviyede yüksek torka sahiptir. Örneğin EQA, atletik performansını elektrikli tahrik aksamına borçludur. Dört tekerlekten çekiş sistemi 4MATIC'e sahip modellerde, arka aksa ikinci bir elektrikli tahrik aksamı eklenir. Kademesiz güç dağılımı sportif sürüş tarzında ve asfaltsız yollarda çekişi iyileştirir.
Dünya büyük bir dönüşüm sürecinde. Pek yakında çalışanlar, otomobillerin iskeletine benzin depolarını ve motorları takmak yerine bataryaları yerleştirecekler. Yüzyılın ortasına gelindiğinde de eğer hâlâ varsa, fosil yakıtlı arabaların çok azı üretiliyor olacak. 2030 yılında yollarda tek bir içten yanmalı motorla giden otomobil görmezsek şaşırtıcı olur mu?