8 Kasım 2022

‘’Connected Car’’ olarak bilinen bağlantılı araç teknolojisinin gün geçtikçe daha yaygın bir şekilde kullanılması bekleniyor. Bu teknoloji, akıllı kentlerin dijital trafik düzeni sistemleri için potansiyel avantajlar sunuyor. Nesnelerin interneti ve analitik teknolojilerden yararlanan bağlantılı araçlar, geleceğin popüler araç yönetim teknolojilerinde yer edinecek gibi duruyor. Sürdürülebilirlik için de önemli avantajları bulunan bağlantılı araçlar hakkında daha fazla fikir sahibi olmak için yazımızın devamını okuyabilirsiniz.

Bağlantılı araç nedir?

Uyarlanabilir donanım ve yazılım altyapılarından destek alan araç teknolojisine “bağlantılı araç” adı veriliyor. Bu araç sistemlerinde, günümüzde kullanılan iletişim protokolleriyle araçların bir nevi iletişim kurması sağlanıyor. 4.5G, Bluetooth ve Edge gibi protokoller aracılığıyla mekanik sistemlerden sürücü için kişiselleştirilen özelliklere kadar pek çok konuda anlık veri akışı elde edilebiliyor. Sistem ile entegre olan web tabanlı ya da mobil uygulamalar, sürücülerin veri yönetimini kolaylaştırıyor.

 

Kullanılan arayüzler, tek bir uygulama sayesinde bir araçtan binlerce aracın kontrol edilmesine de yardımcı olabiliyor. Farklı sektörlerin ihtiyaçlarına hitap eden özellikler sunan bağlantılı araç sistemi, sürücüleri araç filosunun talep ve ihtiyaçlarından haberdar ediyor. Üstelik bunu yaparken sadece aynı rotadaki araçlardan değil, ters yönde gidenlerden de bilgi toplayabiliyor. Otomobiller ve nesneler arası veri bağlantısı kurulması için yakından geçmek ve ortak sistem kullanmak yeterli oluyor. 


Mercedes-Benz olarak, 2013 yılından beri diğer otomobil teknolojilerinde olduğu gibi bağlantılı araçlarda da öncülük ediyoruz. Car-to-X Communication teknolojisiyle, E-Serisi ve C-Serisi otomobillerimizi trafik bilgilerini aktaran birer veri merkezine dönüştürüyoruz. Bu bağlantılı araçlarımız; IoT (Nesnelerin İnterneti), Wi-Fi ve radyo kanallarını kullanarak bilgileri birbirine aktarmakla kalmıyor; verileri bulut tabanlı bir altyapıya kaydediyor. Bağlantılı araçların trafik hareketleri ve çevreden edindiği bilgiler anonim olarak Mercedes-Benz bulut sistemimize aktarıldıktan sonra diğer sürücüler için kullanılabilir oluyor. Kısacası bağlantılı araç kullanan tüm sürücülerin elde ettiği veriler, diğerlerinin kullanımı için ortak bir akıllı sisteme bağlanıyor.

Yapay zeka teknolojisinin sağladığı avantajlar

Bağlantılı araç sistemlerinde aracın, sürücünün davranış ve alışkanlıklarını algılayarak yapay zeka algoritmalarına geri bildirimde bulunması hedefleniyor. Bağlantılı araçlarda kullanılan yapay zeka algoritmaları sayesinde araç güvenliği, sürücülerin emniyeti ve operasyon süreçleri gibi konulardan yüksek verim elde ediliyor. Yenilikçi ve çağın ihtiyaçlarına hitap eden araç takip uygulamaları; otomatik kaza algılama, kaza sonrası sağlık kuruluşlarının bilgilendirilmesi, otomatik arıza bildirimi ve kaza sahnelerinin yeniden canlandırılması gibi işlevsel teknolojiler sunuyor. Sistem, tüm bunları yaparken sürücü hareketlerini kaydetmekle kalmıyor; sensörleri yardımıyla çevreyi de algılayarak verimi üst düzeye çıkarıyor. 


Otomobillerin bilgi edinme kapasitesi, bağlantılı araç uyumlu trafik düzenlemeleriyle her geçen gün artıyor. Mercedes-Benz’de, bu teknolojiyi tüm araçlarımız için kullanılabilir bir seviyeye getirmeyi hedefliyoruz. Yaptığımız iş birlikleriyle Avrupa çapında kitlesel trafik düzenleme hareketi başlatılması, ülkelerin de bu sistemi desteklediğinin en önemli göstergelerinden biri. Ulaştırma bakanlıkları ve otomobil markalarının iş birliği içinde çalışmasıyla kara yolu güvenliğinin bağlantılı araç teknolojisi kullanılarak üst düzeye çıkarılmasını ve sürdürülebilir yaşama hizmet etmesini amaçlanıyoruz.

connected car

Bağlantılı araçlarda yapay zeka ve bulut sisteminin faydalarını en kapsamlı haliyle yaşayabileceğiniz Mercedes-Benz Car-to-X teknolojimizin kazanımları ise şöyle:

•  Kara yollarının sisteme girdiği bilgiler ve diğer sürücülerden aktarılan verilerle geçici yol çalışmalarından haberdar olup rotanızı yeniden belirlemeniz mümkün.

• Trafik ışıklarında yeşil ve kırmızı ışığın yandığını ya da ne zaman yanacağını, arabanızın sizinle konuşması (sesli uyarı sistemi) sayesinde öğrenebiliyorsunuz.

• İleride kaza olduysa ya da bir çarpışmaya yakınsanız otonom sistem sayesinde araç hareketiniz akıllı sistem ile yönetiliyor.

• Bağlantılı araçlardan toplanan verileri anlık olarak aktaran üstün navigasyon haritaları sayesinde aracınız sizi güvenlik ve kolaylık için en doğru şekilde yönlendiriyor.

• Daha önce düştüğünüz bir çukura tekrar girmenizi imkansız kılan bulut sistemi ile aracınızın yapısını koruyabiliyorsunuz. Diğer araçlardan ve sizin hareketlerinizden toplanan çukur ve tümsek bilgileri ile aracınız sizi hata yapmadan önce uyarıyor.

• Kaygan zemin, kuvvetli rüzgar ve viraj gibi trafikte tehlike yaratabilecek tüm unsurlar sesli ve görsel uyarılar ile size önceden haber veriliyor.


• Yol kenarlarını tarama özelliğine sahip araç sensörleri sayesinde otomobilinizi park etmek için nerede uygun yer olduğunu öğrenmeniz mümkün. Gelecekte akıllı park yeri sayısının artmasıyla otomobiliniz kendisini sürücüsüz şekilde park edebilecek.

Bağlantılı araç sistemi ve sürdürülebilirlik

Gelişen teknolojinin doğal kaynakları hızla tüketmesi sürdürülebilirliği olumsuz yönde etkiliyor. Bağlantılı araç teknolojisi ise doğal kaynakların korunması ve sürdürülebilirlik konusunda avantaj sağlayan yenilikçi bir teknoloji. Bu bağlamda sürüş ve araç verileri değerlendirilerek mobilite ve ulaşım güvenliği artırılabiliyor. Enerji verimliliği sunan bu teknoloji, aynı zamanda zararlı gaz emisyonunu da azaltarak çevre dostu enerji tüketimi çözümleri sunuyor. Yaşam döngüsü mühendisliğini temel alan tasarım ve üretim süreçleri, bağlantılı araç teknolojisinin gelecekte de tercih edilebilir popüler sistemler arasında öne çıkacağını işaret ediyor.

Üretici ve kullanıcı için çevreci yaklaşımlar

Bağlantılı araç teknolojileri hem üretici firmaların hem de kullanıcıların sürdürülebilirliğe katkıda bulunmasını baz alan ilkelere sahiptir. Araçlarda sürdürülebilir materyallerin kullanımına da özen gösteren bağlantılı araç sistemi; ahşap, kenaf elyafı, doğal kauçuk, alüminyum ve econyl gibi malzemelerin kullanımını ön planda tutuyor. Böylece araçların üretim sürecinde çevre dostu planlamalardan yararlanılıyor. Ayrıca bağlantılı araç konsepti kapsamında, üretim aşamasında ortaya çıkan atıkların geri dönüşümü için çalışmalar da yapılıyor. 


Bağlantı araçlar, ekonomik açıdan fayda sağladığı gibi kaynakların günümüz teknolojisinin imkan verdiği ölçüde verimli şekilde kullanılmasına da yardımcı oluyor. Bu nedenle siz de Mercedes-Benz bağlantılı araç teknolojisine sahip serilerimizi tercih ederek sürdürülebilirlik için önemli ve büyük bir adım atabilirsiniz.

İlginizi çekebilecek diğer içerikler.