Gelecek, Sindelfingen'deki ışıklandırılmış birkaç odada tasarlanıyor. Mercedes-Benz Tasarım Genel Merkezi'nde, önümüzdeki on yıllar boyunca yollarda olacak araçlar üzerindeki çalışmalar şimdiden başladı ve devam ediyor.

"Tasarımcılar olarak geleceği tasarlıyoruz ve her zaman en az bir ürün döngüsü -yani beş ila sekiz yıl- ilerisini düşünüyoruz. Misyonumuz dünyanın en çok arzu edilen otomobillerini tasarlamak" diyor Gorden Wagener. Tasarım Şefi ve dünya çapındaki 500 kişilik ekibi en heyecan verici görevlerden birine sahip: Mercedes-Benz'in geleceğini tasarlamak.

Hayal Gücü Teknoloji İle Birleşiyor

Dünya 20, 30, hatta 40 yıl sonra nasıl görünecek? Gelecekte ne tür araçlar kullanılacak? Ve bu araçlar, bulundukları ortamın ihtiyaçlarını karşılayabilmek için nasıl tasarlanmalı? Bunlar, Mercedes-Benz Tasarım Merkezi'nde her gün tartışılan sorulardan sadece birkaçı. Sindelfingen, yalnızca en yeni trendlerin buluştuğu bir merkez değil, aynı zamanda Mercedes-Benz'in uzun süredir benimsediği “Duygusal Sadelik” tasarım felsefesinin de doğduğu yerdir. Genel merkezin dış cephesi bu yaklaşımı yansıtıyor: Yan yana dizilmiş yedi bina bölümü, bir yelpaze gibi açılırken; çatılar ise üst üste konmuş taç yapraklarını andırıyor. Her bina bölümünün ilk katında bir tasarım stüdyosu, zemin katında ise bir model üretim salonu yer alıyor. İşte burası, güçlü ekip çalışmasının; konsept araçları, araştırma projelerini ve geleceğe yön verecek ürün ile tasarım fikirlerini gerçeğe dönüştürdüğü merkez.

Vision One-Eleven

Elle çizilmiş eskizlerden, dijital çizimlere ve 3D baskılı parçalara; hatta Powerwalls olarak adlandırılan dev ekranlarda görüntülenebilen, gerçek boyutlu sanal modellere kadar her şey bu merkezde hayat buluyor. Bu sayede her vizyon, teknolojik gelişmelere paralel olarak en ince detayına kadar mükemmelleştiriliyor. Son teknoloji UI/UX sistemlerinin kullanılmaya başlanması, son yıllarda tasarımcılar için bambaşka bir dünyanın kapılarını araladı. Bu dönüşümün somut örneklerinden biri de akıllı multimedya sistemi MBUX'un tasarımında açıkça görülebiliyor. Tüm bu ileri teknolojiye rağmen, şekillendirilebilen modelleme kilinden yapılmış tam ölçekli fiziksel modeller, hâlâ vazgeçilmez bir araç olmaya devam ediyor. Binanın başka bir sırrını öğrenmek ister misiniz? Sunum salonunun çatısında, içeri giren ışık miktarını ayarlamak üzere gerektiğinde açılıp kapanabilen özel flaplar (kapaklar) bulunuyor. Bu da ışığın araç yüzeyleri üzerindeki etkisinin titizlikle analiz edilmesini sağlıyor.

Tasarım Genel Merkezi'nin yalnızca otomobil tasarımıyla ilgilendiğini düşünüyorsanız, yanılıyorsunuz. Aksesuarlar, moda parçaları ve hatta mimari başyapıtlar da burada tasarlanıyor. Bunlardan biri, Mercedes-Benz Places adı verilen ve markanın kimliğini yansıtan özel gökdelen projeleri. Şu anda Miami ve Dubai'de inşa edilmekte olan bu yapılar, markanın vizyonunu yeni bir boyuta taşıyor. Dubai'deki Mercedes-Benz Places hakkında konuşan baş tasarımcı Wagener şöyle diyor: "Tamamen özgün tasarım felsefemiz olan Duygusal Sadeliği bir otomobilin ötesinde uyguladık ve ikonik bir dönüm noktası yarattık. Benzersiz ve fütüristik bir görünüme sahip olan bu yapı, her Mercedes-Benz’in ayırt edici özellikleri olan tasarım, lüks ve teknolojiyle doğrudan bağlantılı."

Küresel Tasarım Ağı Çalışması

Tasarım bölümündeki 500 çalışanın tamamı, Sindelfingen’deki merkezde görev yapmıyor. Mercedes-Benz, dünya çapında dört farklı lokasyonda bulunan ve Gelişmiş Tasarım Stüdyoları olarak bilinen uluslararası tasarım merkezlerine sahip. Sindelfingen, Carlsbad, Nice ve Şangay’daki ekipler, sürekli olarak araştırmalar yapıyor, deneyler gerçekleştiriyor ve yeni tasarımlar geliştiriyor. Tasarım şefi Wagener, bu uluslararası yapılanmanın önemine şu sözlerle dikkat çekiyor: "Sahadaki ekipler, kültürel farklılıkları, yaratıcılık eğilimlerini ve yenilikçi yaklaşımları yakından gözlemleyebiliyor. Bu da bize eşsiz bir perspektif kazandırıyor."

Bu dört Gelişmiş Tasarım Stüdyosu'ndan biri, Tasarım Genel Merkezi'ne entegre bir şekilde çalışıyor. Gösteri araçları, araştırma projeleri, ürün tasarımları ve konsept çalışmalarının tamamı burada hayat buluyor. Wagener’in de altını çizdiği gibi, Tasarım Merkezi ile Gelişmiş Tasarım Stüdyoları arasındaki etkileşim sürecin tam kalbinde yer alıyor: "Bu stüdyolar aslında geleceğin lüks otomobilleri için fikirler ürettiğimiz yaratıcı kazanlardır. İçinde bulundukları çevre, çalışmalarımıza büyük ve tükenmez bir ilham kaynağı sunuyor." Ve en net şekilde görülen şey şu: Tasarım Genel Merkezi ve Gelişmiş Tasarım Stüdyoları, yalnızca birer çalışma alanı ya da yaratıcı merkez değil — markanın geleceğinin şekillendiği yerler. Yarının Mercedes-Benz ürünleri işte burada doğuyor.

Vision One-Eleven

“Bu makale ilk olarak global Mercedes-Benz Magazine'de yayınlanmıştır.”