Geleceğin otomobili artık sadece insan tarafından etkin şekilde kontrol edildiğinde çalışmayacak, aynı zamanda otonom bir şekilde hareket etme ve ağ bağlantısına sahip diğer dijital nesnelerle de iletişim kurma kabiliyetine sahip olacak. Geliştirilecek sistemlerle uyumlu şekilde tasarlanan otomobiller, halihazırda kendi verimliliğini dijitalleşme ve yapay zeka (AI), elektrikli tahrik sistemi ve bu konuda önemli olan hafif konstrüksiyon teknolojisine dayandırıyor. Başka bir ifadeyle, bu otomobiller sizinle birlikte düşünüyor.

Geleceğe yönelik tasarlanan VISION EQXX, bu gelişmelere öncülük etmek için gerekli tüm özellikleri bünyesinde barındırıyor. Model, insan beynine göre modellendirilen yapay nöral ağlara sahip ve bir arayüz aracılığıyla sürücülerle etkileşime geçiyor. Sürücünün proaktif bir şekilde enerji tüketimini azaltmasına ve tüm çevre koşullarında ideal hızı seçmesine yardımcı oluyor. Bunu gerçekleştirme yollarından biri de değişen meteorolojik ve jeolojik koşulları insanların algı sınırlarının ötesinde “hisseden” sensör desteği. Hatta bu prototip model, avatar aracılığıyla doğal bir sesle sürücülerle ve yolcularla konuşabiliyor; adeta yan koltuğunuzdaki arkadaşınız sizinle sohbet ediyor!
 

Otomotiv Sektöründe Yeni Yaşam Tarzları

Bu durum insanlar ve makineler arasındaki ilişkinin baştan sona yeniden tanımlanması gerektiğinin habercisi. Akıllı ve duyarlı araçlar, gelecekte yolculuğa çıkan insanların gittikçe daha güvenilir bir yol arkadaşı olacaktır. Dolayısıyla, sürekli (kendiliğinden) öğrenen bir öğretmen ve rehber görevini daha da güçlü bir şekilde yerine getirecektir. Böylece sadece verilerden ve sayılardan ibaret olmayan, aynı zamanda gelecekte etik yönlere ilişkin olarak, sürekli bir diyalog yoluyla insan ve makine ortaklığının eseri bir “biz” bilinci oluşturabiliriz. Böylece özne ve nesne arasındaki katı ayrım ortadan kalkar. Sürücüler, “anlaşıldıklarını” hissettiğinden otomobilin “uzmanlığına” duygusal ve etik olarak kendilerini bağlı hissederler.


Dolayısıyla, insanlar ve makineler birlikte özgür olmayı ve birbiriyle bağlantılı olmayı içeren yeni yaşam tarzını oluşturabilirler. Otomobilin icadından dijital çağa otomobilin tarihsel gelişiminin ve öneminin izlerini süren “Land der Lenker” (Sürücüler Ülkesi) kitabının yazarı Thomas Vašek, kitabında “bakış açılarının çoğalması” kavramından bahsediyor. Yani insan organizması ile canlı bir organizmaya benzer niteliklere sahip makine arasında bu yeni otomotiv yaşam tarzını oluşturan tam bir “bağlantılar topluluğu.”


Bu kavram şunları temsil ediyor:
• Kaynakları israf etmeye ve daha yüksek hıza, daha yükseğe, daha ileriye ulaşmak için umursamaz, sınırsızca ve ısrarla ilerlemeye ihtiyaç duymayan özgürlük.
• İdealizm ve pragmatizm düşüncelerinin etkisini ve gücünü eşit ölçüde gerçekleştiren bir “biz” anlayışına yönelik kendi koyduğu sınırlar veya sonsuz gerçekleştirme fırsatları olmaksızın mümkün olmayan özgürlük.
• Çevrenin iyiliği, aynı zamanda insanların ve doğanın, teknoloji ve sağlığın tehdit altında olan temellerinin korunması için mantık ve duyguyu birleştirme sorumluluğu. Sürdürülebilirlik değerinin günlük uygulamanın doğal parçası olması.
• Yeni hedefleri gerçekleştirmek için bizi motive eden duygular. Daha meraklı, ilgili ve iletişimde daha açık olmak. Rasyonel algılarımızı ve düşüncelerimizi duygusal yargılarımızla tamamlamak. Dünyayı siyah ve beyaz olarak ayırmak yerine etrafımızda olan biteni farklı bakış açılarıyla görmek ve şekillendirmek.
• Teknolojide ve gelecekteki hayatlarımızın tüm alanlarında, dijital ve analog bağlamlarda, iş yerinde, ayrıca metaverse dahil tüm sanal dünyada insanın yol gösteren bir aracı konumunda olması.

 

Nerede olursak olalım, ne yaparsak yapalım, sürekli başka insanlarla ve nesnelerle ilişki içindeyiz. Tüm yaşamımız boyunca hep yolda olduk, ancak yolculuğumuz henüz bitmedi. Günün birinde, belki de çok yakında, arabamızın bagajında bulundurduğumuz vizyon gerçeğe dönüşecek. Gelecek akıllı olacak. Bununla birlikte otomobiller ve yapay zeka sistemleri ancak ve ancak bunları yaratan insan kadar “iyi” olacaktır. Dolayısıyla, şimdilik mevcut duruma bakıldığında insanın günümüzde olduğu gibi gelecekte de başrolü oynayacağını söyleyebiliriz. Dünyanın en iyi otomobili “iyi” insan değerleri, düşünceleri ve duygularıyla şekillenecektir. Bu, “insan” tanımının hakkını vermemizde bize yardımcı olacaktır.