Tüm yeni araç modelleri, performansı artıran ve yakıt tüketimini azaltan hafif hibrit motorlarla elektrikli hale getirilmiştir. Bununla birlikte, yeni G 500 ve en büyük performans artışına sahip yeni G 450d’nin yanı sıra, Mercedes-AMG G 63 için yenilenmiş bir V8 biturbo motor kullanılmıştır. EQ teknolojisine sahip G 580, ailenin en yeni üyesi olarak sahneye çıkıyor ve yakında zorlu sürüş koşullarına meydan okumak için yollarda olacak. Sürücü, elektrikli G-Serisi’nde, meşhur motor sesini taklit eden ve G-ROAR teknolojisiyle bilinen özel olarak geliştirilmiş sesi araç kullanırken deneyimler.
Mercedes-Benz mühendislerinin karşılaştığı en büyük zorluklardan biri, karmaşık diferansiyel dişlisini elektrikli motor sistemine entegre etmek oldu. Ancak mühendisler bu sorunu mükemmel bir şekilde çözdüler: her biri bağımsız olarak kontrol edilebilen ve tekerleklere yakın konumlandırılan dört elektrik motoru ile donatılmış bir tahrik sistemi. Her motor, 108 kW’lık azami güç üreterek toplamda 432 kW (587 hp) güç çıkışı sağlıyor, bu da G-Serisi'ne benzersiz bir elektrikli araç deneyimi sunuyor. Elektrikli tahrik sistemi, muazzam bir çekiş gücünün yanı sıra kontrol kolaylığı da sağlıyor. Tamamen elektrikli yeni G-Serisi’nin diferansiyel kilitleri, mekanik kilitler yerine tork vektörleme yoluyla sanal kilitlerin kullanılmasını sağlıyor. Böylece tamamen değişken tahrik torkunun her bir tekerlek arasında dağıtılması mümkün oluyor. Sürücü, DYNAMIC SELECT özelliği sayesinde beş sürüş modu arasından seçim yapabiliyor. Direksiyon, amortisör ve gaz pedalı tepkileri, seçilen sürüş moduna göre otomatik olarak ayarlanıyor. Zorlu arazi koşulları için ise LOW RANGE vites küçültme özelliği devreye giriyor. Bu mod aktif hale getirildiğinde, ROCK ve TRAIL sürüş programları, off-road sürüşler için optimize edilmiş performans sunuyor. EQ teknolojisine sahip olsa da G-Serisi her zaman olduğu gibi tam kontrolü elinde tutmak isteyen sürücüler için vazgeçilmez olmaya devam ediyor. Özellikle INDIVIDUAL modunu seçen sürücüler, direksiyon, amortisör ve gaz tepkilerini tamamen kişisel tercihlerine göre ayarlayarak sürüş deneyimlerini özelleştirebiliyorlar.