22 Eylül 2022

Mercedes-Benz Otonom Sürüş Teknolojisi

Otonom sürüş fikrinin ilk örnekleri 1930’lu yıllara dayanıyor. İlk otonom araç tarihte 1980 yılında yerini alıyor. Otonom sürüş teknolojide yaşanan gelişmelerle birlikte 21. yüzyılda ivme kazanarak geleceğin sürüş sistemlerini oluşturuyor. Sürüş koşullarını otomatikleştiren teknolojiler sürücüler için daha güvenli ve konforlu yepyeni bir sürüş deneyimi sunuyor.

 

Otomotiv sektöründe her zaman yenilikçi teknolojilerin öncüsü olan Mercedes-Benz, Avrupa’da üçüncü otonom sürüş onayını alan ilk marka olarak tarihi bir ilke imza atıyor. Mercedes-Benz otonom sürüş teknolojileri ve yeni nesil sistemler hakkında daha fazla bilgi edinmek için detaylara göz atabilirsiniz.

Otonom Sürüş Nedir?

Otonom sürüş en genel tanımıyla kısmi veya tamamen sürücüden bağımsız olarak gerçekleşen sürüş faaliyetleri olarak tanımlanıyor. Otonom sürüş teknolojisi ile araçlar yazılım, yapay zeka, kamera ve sensör gibi donanım desteğiyle otomatik olarak hareket ediyor. Otonom araçlar sürücülere daha güvenli ve konforlu bir deneyim sağlıyor.


Aracın otomatik hareket sınırlarını sürücünün belirlediği sisteme yarı otonom sürüş deniyor. Günümüz otonom araçları yarı otonom teknolojilerden oluşuyor. Kısmi otomasyon araçların farklı seviyelerde sürücülere sağladığı en dikkat çekici konfor alanları ise şöyle: Otonom sürüş sistemlerinde temel mantık çevresel verilere ve bu verilerin özel yazılımlar ile işlenmesine dayanıyor. Hareket, hız, hava koşulları ve yol durumu gibi trafikte ideal sürüş için gerekli olan tüm çevresel veriler, otomobillere entegre edilen sensör ve kameralar yardımıyla bilgisayar sistemine aktarılıyor. Araç otonom seviyesine göre bu veriler ışığında sürücüye uyarılarda bulunuyor, sürücüden kısmi bağımsız olarak da koşullara göre trafikte güvenli bir sürüş gerçekleştirebiliyor. Tamamen insan faktörünün devre dışı kaldığı araçlar tam otonom, insan kontrolünün de dahil olduğu araçlar ise yarı otonom olarak adlandırılıyor.

 

Yarı otonom sürüş

 

Araç otonom seviyesine göre bu veriler ışığında sürücüye uyarılarda bulunuyor, sürücüden kısmi bağımsız olarak da koşullara göre trafikte güvenli bir sürüş gerçekleştirebiliyor. Tamamen insan faktörünün devre dışı kaldığı araçlar tam otonom, insan kontrolünün de dahil olduğu araçlar ise yarı otonom olarak adlandırılıyor.

- GPS teknolojisiyle yarı otonom araçlar trafik ve yol durumuna göre en iyi rotayı otomatik olarak belirliyor.

- Yoldaki engelleri algılayan sensörler sayesinde yarı otonom araçlar sürüş için en güvenli şerit ve hızı otomatik olarak sağlıyor.

- Öndeki aracın hız durumuna göre ideal takip mesafesi ve hız sınırını kendisi ayarlıyor.

- Aracın yakınındaki tüm nesneleri algılayarak park veya sürüş esnasında araç için en güvenli konumu oluşturuyor.

- Otomatik park etme, şerit değiştirme, ideal koşulları belirlediğinde direksiyon kontrolünü sürücüden bağımsız gerçekleştirme gibi özellikler yarı otonom araçların diğer özellikleri arasında yer alıyor.

Aktif Takip Yardımcısı

Otonom Sürüş Seviyeleri

Otonom sürüş sistemi için fonksiyonel özelliklerine göre dünya genelinde belirlenen farklı seviyeler bulunuyor. Aşağıda detayları bulunan otonom sürüş seviyeleri 5 seçenekten oluşuyor:

 

Seviye 1: Otonom sürüşün başlangıç aşamasını oluşturan birinci seviye sürücüye yardım edici özellikleri ifade ediyor. Şerit takip sistemi, hız sabitleyici ve frenleme gibi sürücü için yol akışını daha güvenli hale getiren destekleyici sistemleri içeriyor. Seviye 1 otonom sürüşte sistem sürücünün kontrolünde oluyor.

 

Seviye 2: İkinci seviyede kısmi otonom fonksiyonları öne çıkıyor. Araç park, direksiyon kontrolü, hızlanma ve yavaşlama için sürücü tarafından belirlenen parametreler doğrultusunda hareket ediyor. Seviye 2 otonom sürüş için çevresel koşulların kontrolü ise sürücü tarafından yapılıyor.

 

Seviye 3: Koşullu otomasyon olarak da adlandırılan seviye 3 otonom sürüş bir önceki seviyeden farklı olarak çevresel koşulları kendi algılayarak duruma uygun kararlar verebiliyor. Yarı otonom sürüşün son seviyesi olan üçüncü seviyede araçlar trafik durumuna, öndeki araca ve hava koşullarına göre gaz-fren dengesini kendi belirliyor. Direksiyon kontrolü de bu seviyede belirli bir süre için sürücüden bağımsız hale geliyor.

 

Seviye 4: Sürüşün tüm süreçleri otonom sistem tarafından yapılıyor. Bir başka ifadeyle araç tamamen kendi kendine hareket ediyor. Seviye 3 ile arasındaki en önemli fark, dördüncü seviye otonom sürüşte herhangi bir arıza veya tehlike durumunda sistem sürücü yerine müdahalede bulunuyor. Şu an için otonom araç teknolojisinde kullanılan en üst seviye olan dördüncü aşamada gerekli durumda sürücü kontrolü ele alma hakkına sahip.

 

Seviye 5: Tam anlamıyla insan faktörünün devre dışı kaldığı bir otonom sürüşü ifade ediyor. Geleceğin otonom araçları olarak tanımlanan beşinci seviyede direksiyon, gaz ve fren sistemi dahi olmadan tamamen sürücüden bağımsız bir sürüş deneyimi gerçekleşiyor. Henüz trafiğe çıkması yasak olan tam otonom araçlar şimdilik test aşamasında.

 

 

 

Mercedes-Benz Otonom Sürüş Teknolojisi

Mercedes-Benz Intelligent Drive (Akıllı Sürüş) teknolojisi farklı seviyelerde kullanılıyor. Bu sayede, sürücünün yükünü hafifletmek ve sürüşü daha güvenli hale getirmek amaçlanıyor. Mercedes-Benz otomobillerinde motor gücü, şanzıman ve frenler otonom sisteme entegre çalışıyor. Otomobillere entegre kamera ve sensörler yaya algılama özelliğiyle trafikteki tüm detayları ayrıştırabiliyor. Gece sürüşü, park etme ve kavşaklardaki zorlu koşullar Intelligent Drive ile kolay hale geliyor. Akıllı şerit takip yardımcısı, trafik levhaları yardımcısı, otomatik park etme, akıllı ışık sistemi ve esnek süspansiyon sistemi de Mercedes-Benz otonom sürüş teknolojileri arasında yer alıyor.

 

Üçüncü seviye otonom sürüş teknolojisi olan Drive Pilot, EQS ve S-Serisi modellerinde Avrupa’da kullanıma sunarak akıllı sürüş dinamiklerini bir adım daha ileri taşıyor. Sürücülerin sürüş boyunca her an aracın kontrolünü almak için hazır olmaları gerekse de , otomobilin kontrolünü Drive Pilot’a bırakarak müzik dinleme, e-maillerine bakma ya da çevreyi seyretme gibi seyahat konforlarını koşullu otonom sürüş teknolojisiyle deneyimleme şansına sahip.